YENİCE'NİN KURULUŞ TARİHİ

 

Palu'dan 1800'ün başında ayrılan Yenice halkı, ilkin 20-25 yıl kadar şu an Konya(Kulu) sınır­larına dahil Karacadağ eteklerinde konaklarlar. Burada "maleser" adı verilen kara çadırlarda yaşarlar, hay­vancılık yapıp geçinirlerdi. Mart ayının ortasından itibaren Çankırı ile Çubuk arasındaki Aydost Dağı'nın arasındaki yaylaya göçe­der­lerdi. Sonbaharda havalar soğuyunca tekrar Karacadağ eteklerin­deki maleserlerine geri dönerlerdi. 15-20 sene kadar Haymana(Karacadağ etekleri) ile Aydost yaylası arasında gidip gelen Yeniceliler, Haymana yöresindeki gayri müslimlerin kendiliklerinden köylerini boşaltıp büyük şehirlere ve ilçe merkezlerine göçetmeleri üzerine boşalan ve adı "Gözgöz" olan Ermeni köyüne yerleşirler. Yenice'deki ailelerin hepsi birden gelip buraya yer­leşmemiş, farklı zamanlarda gelip yerleşmişlerdir.

Yenice'nin kuruluşuna dair en net bilgiyi 1975'te 95 yaşında iken vefat eden Ali Delle'nin teybe kaydedilmiş sesinden duyduk. Ali Delle, Gözgöz'e Yenice halkından ilk ailelerin yerleşmesinin tarihi olarak 1242/1826'yı göstermiştir. Bu tarihi, Yenice'nin günümüzde yaşayan büyüklerinin ver­dikleri bilgiler de doğrulamaktadır. Büyüklerin çoğunun ittifâkı ile Gözgöz'e ilkin Hevali'nin oğlu Heyşteyar 25 yaşındayken gelmiştir. Heyşteyar'ın mezarı Ulu Cami(Aşağı Cami)'nin yanındadır ve mezar taşında şu sözler yazılıdır: "Haymanalı, Emir Osman Zâde, Şeyhbızınlı Eşraf-ı Handandan, Hacı Tahir Ağa, Ölüm 1310(1894), sinni(yaşı) 95." Heyşteyar, bu bilgilere göre 1215/1801 doğumludur.                                                                                                                                                  

H.Ahmet DİNÇ(Ahmed-ı Tatto)'nun anlattıkları da, yaklaşık olarak 1826 yılına bizi götürmek­te­dir:"Ben çocuk iken, o zaman 110 yaşında olan Çıkıl'ın babaannesi Elıke, bizlere çocuk iken Palu'dan ayrıldıklarını, ilkin şimdi "Zelihâne" denen mevkiye konduklarını, orada bir süre iskân ettikten sonra Zelihan adında sevdikleri bir kadının ölmesi üzerine Zelihan'ı oraya gömüp burayı, uğur­suz geldiğine inanarak terkettiklerini ve bugünkü yer­leşim yerlerine göçtüklerini söylemişti. O yüzden, beldenin şimdi aşağısında kalan bu mevkiye "Zelihâne" adı verildiğini bana anlatmıştı." H.Ahmet DİNÇ, 1335/1919 doğumludur.

Yeniceliler'in Haymana yöresine göç tarihleriyle ilgili tek yazılı belge, ellerindeki üç fermandır. Bu fermanlardan I.'si  ve II.'si Diyarbekir Sancağı'nda kendilerine verilmiş ve 1170/1756 ile 1194/1780 tarihlidirler. Palu, o zamanlar Diyarbekir'ın Çermik kazasına bağlı bir nahiye idi. O yüzden fermanların I.'si ile II.'sini Diyarbekir valisi yazmıştır. Fermanların III.'sü ise 1231/1815 tarihlidir ve Ankara Sancağı'nda kendilerine verilmiştir. Demek oluyor ki 1780 tarihinde Yeniceliler, Palu'dadırlar, 1815'te ise Haymana'dadırlar. Bu bilgiler, Yeniceliler'in 1700'ün sonları ile 1800'ün başları arasında Haymana yöresine göçettiklerinin en önemli kanıtını teşkil etmektedir. 

Yeniceliler'in Elazığ Palu'dan 12 ev olarak ayrılıp Haymana yöresine göç ettiklerini söyleyen H.Nızâm BENLI, bu evleri şöyle saymaktadır:"Fettah ailesi(imamları idi), Velo ailesi, Delle ailesi, Mirza ailesi, Hurç ailesi, Şireveher ailesi, Dono ailesi, Delibaş(Gence ve Mammeler) ailesi, Gerğel(Süleyman) ailesi, Çarık Osman(Haciler), Çarık Memet(Karavmemet), Hevali ailesi." H.Nızâm BENLI'ye göre; "Kartolar ve Hacı İsmail(iki kardeş), Hummo, Karavend, Kello ile İsmailo(iki kardeş), Şıvılo(Arave) aileleri" Gözgöz'e sonradan gelip konmuşlardır.

Hummo ve Eddi Aileleri Erzurum'dan 1877'deki Osmanlı-Rus Savaşı'ndan(93 Harbi) sonra göçüp gelmişlerdir.

Hullo(Osman COŞKUNDENIZ)'nun babası Hüseyin 1890'lı yıllarda Kırşehir Çiçekdağı'ndan Yenice'ye göç ederek yerleşmiştir.

Karavend Ailesi, Urfa-Siverek'ten göçederek ilkin Kanlıgöl köyüne; oradan da Gözgöz'e gelmişlerdir.

Hurç, Delle, Mirza Aileleri, Karacadağ eteklerinden kalkıp 12 sene kadar şu anki Bumsuz Bel­desi'nin bulunduğu yerde konakladıktan sonra takriben 1838 yılında Gözgöz'e gelip yerleşmişlerdir.

Sığırcık, H.Ahmet(Çıtar) ile kardeşi Mehmet Efendi(Herıko)'nin 1895'de, Yenice'den daha önceleri yayla­ları olan topraklara göç etmesiyle kurulmuştur. Melle Yusuf ile Caferler 1950'li yıllarda Sığırcık'a göçmüşlerdir.                                                                                                                                                                

Beldenin bir diğer yaylası Çelebi Yaylası ise, Şireveherler'den Çelebi ailesinin daha önceleri yay­laları olan şimdiki yerlere göç etmeleriyle kurulmuştur.

 

BELDENİN ADI:

Beldenin ilk adı GÖZGÖZ'dür. Gözgöz'ün ne anlama geldiği bilinmemektedir. Beldenin Yeniceliler'den önceki meskunlarınca bu ismin kullanıldığı sanılmaktadır. Gözgöz, resmi kayıtlara Gökgöz olarak geçmiş, BÜYÜK GÖKGÖZ KÖYÜ, KÜRT GÖKGÖZ KÖYÜ beldenin ilk adı olmuştur. Köylülerin anlatışına göre beldeye sınır komşusu olan Şerefli Gökgöz Köyü'nün kurulduğu yer, Velo ailesinden Soro'nun yaylası idi. Soro, buraları bırakıp şimdiki arazilerine dönünce oraya sonradan gelen Şerefliler konuyorlar. Şerefliler'e Gökgöz isminin bu yüzden verildiği söylenmektedir.

1880'de Haymana adı ile şimdiki yerinde ilçe merkezinin kurulmasıyla birlikte Kürt Gökgöz Köyü de bir idare merkezi-nahiye merkezi olur. Bu merkeze ŞEYHBIZINLI NAHİYESI adı verilir. Ankara Vilayet Salnameleri'nde beldenin adı Şeyhbızınlı Nahiyesi olarak geçer[1].  

Beldeye Sındıran adı, 1920'lerin başında Kurtuluş Savaşı'ndan sonra verilmiştir. Yunan askerleri, 27 Ağus­tos 1921'de akşam üstü Büyükgökgöz Köyü'ne gelmişler, burayı 15 gün işgal edip daha öteye gidememiş, 10 Eylül 1921 akşamı geri çekilmişlerdir. Yunanlılar'ın sindirildiği yer an­lamında SİNDİREN adı verilmiş, bu ad SINDIRAN olarak söylenip kullanılmıştır. Beldeye Sındıran adını biz­zat Atatürk'ün verdiği; "düşmanı nihayet burada sindirdik, buranın adı Sindiren olsun"[2] dediği söylen­mektedir.

1928-29 yıllarında kısa bir süre için nahiye merkezi Kürt Gökgöz Köyü'nden Yenicik (Altıpınar) Köyü'ne taşınır. Fakat burada  fazla kalmaz, çevre şartları nedeniyle nahiye merkezi buradan alınıp ilçeye götürülür. Yenicik ve Yenice'nin yaşlılarının anlatışına göre, nahiyenin ilçeye taşınmasın­dan bir zaman geçtikten sonra nahiyenin tekrar köylerine gelmesi için Yenicikliler çaba sarfederler, bu amaçla İlçe Idaresi ile araları iyi olan Sındıran ileri gelenlerinden, ağalarından yardım isterler. Sındıran'ın ileri gelenleri, ağaları ise nahiye merkezinin eskiden olduğu gibi kendi köylerinde olmasını istemektedirler. İlçeye Sındıranlılar varırlar ve nahiyeyi kendi köylerine getirmeyi başarırlar. Böylelikle nahiye merkezi 1929 yılında tekrar Sındıran olur ve buraya, nahiyeye bağlı köylerle birlikte Yenice adı verilir. Nahiyeye, Sındıran'dan önce nahiyenin Yenicik'te olması dolayısıyla, Yenicik'e yakın bir ad olan Yenice  adı verilmiştir.

Cumhuriyet sonrası Haymana, idari olarak üç bölgeye ayrılmıştı. Bu merkezler; Haymana Merkez, Yenice Nahiyesi ve İkizce Nahiyesi idi. Yenice Nahiyesi'ne ilk zamanlar 56 köy bağlı idi. Bu köyler; şimdi Gölbaşı'na bağlı Selametli Beldesi, Kulu'ya bağlı Tavlıveren, Gökler, Canımana, Dipdede, Kara­cadere, Altılar, Seyit Ahmet, Soğukkuyu, Yaraçlı, Arşıncı, Köstengir, Karacadağ, Kırkpınar, Hİsar, Kömüşini, Atkafası, Bur­nuağıl, Kürt Şerefli, Güzelyayla köyleri, Cihan­beyli'ye bağlı Kandil, Çimen köyleri, Bala'ya bağlı Altınçanak köyü, Haymana'nın Gölbek, Çeltek, Karacaören, Yergömü, Yeşilköy, Sebilibağla, Sazağası, Altıpınar, Bostanhöyük, Pınarbaşı, Güzelcekale, Durupınar, Kutluhan, Kerpiç, Saatli, Boğazkaya, Tepeköy, Çatak, Sincik, Emirler Kesikkavak, Sinanlı, Çeltikli, Cihanşah, Sırçasaray, Büyükyağcı, Küçükyağcı, Konakgörmez, Devecipınarı, Serinyayla köyleri ile Balçıkhisar, Bumsuz ve Yurtbeyli beldeleri idi.

Nahiye merkezlerinde nahiye müdürü, sağlık memuru, ebe, karakol, öğretmen, okul, ziraat memu­ru, nüfus memuru bulunur, köyler bağlı bulundukları nahiyede bu gibi işlerini çözer, kazaya çok zorunlu olmadıkça, ancak büyük mahkemelik işleri için uğrarlardı. Yenice'nin tekrar nahiye merkezi olmasından sonra ilkin nahiye idare binası olarak Cafer ARABACI'nın evi kullanılır. Daha sonraları kara­kolun bulunduğu yere nahiye müdürlüğü taşın­mıştır. İlk nahiye müdürü Haydar Bey'dir. 1971 yılına kadar Yenice'ye nahiye müdürleri atanmıştır. Yenice'de nahiye müdürlüğü yapmış bazı kişilerin adları şunlardır: Fikret Bey, Burhan Bey, Seyit TEKİN, Halil YUR­DAKURBAN, Kenan ŞİŞEBAT, Cemil ŞİRVAN, Faik ERDOĞAN, Ömer Faruk TEMUÇIN, İzzet ÖZSU­VAR(son nahiye müdürü, 1968-1971).

Yenice, 1993 yılında belediyelik oldu. İlk belediye başkanlığı seçimi ise 27 Mart 1994'te yapıldı ve belediye başkanlığına ANAP'tan Kâzım BOSTANCI seçildi. Yenice'nin belediyelik ol­masıyla birlikte belde üç mahalleye ayrıldı: Zafer, Fatih, Sığırcık Mahalleleri.